Edebiyat Fakültesi Kazım Karabekir Amfisi’nde düzenlenen konferansın açılışında konuşan Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Doğan Yörük, Türk Konseyi ve Türk Devletleri Teşkilatı’nın kurulması ile Nahçıvan Antlaşması’nın imzalanmasının önemli dönüm noktaları olduğunu vurguladı. Ortak Türk alfabesinin, Türk coğrafyasında aynı dili konuşma, yazma ve anlama açısından yeni bir süreci başlattığını belirten Yörük, 15 Aralık’ın UNESCO tarafından Dünya Türk Dili Ailesi Günü ilan edilmesinin de bu bağlamda önemli olduğunu ifade etti.
Konferansa konuşmacı olarak katılan Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nurettin Demir ise ortak Türk alfabesiyle ilgili ilk çalışmaların Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından başladığını söyledi. Ortak alfabeye geçişte siyasi irade, alfabe birliği, resmi dil politikaları ve okuryazarlık oranlarının belirleyici faktörler olduğunu dile getiren Demir, ortak alfabenin teknik olarak mümkün ve uygulanabilir olduğunu belirtti.
Demir, geçiş sürecinin kademeli ve planlı olması gerektiğine dikkat çekerek, ortak terminolojiyi geliştirecek ve süreci yönetecek bir komisyon kurulmasının önemine işaret etti. Eğitim-öğretim ve tanıtım materyallerinin hazırlanması, halkla iletişim ve katılım süreçlerinin kurumsallaştırılmasının öncelikli konular arasında yer aldığını kaydetti.
Selçuk Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Haldun Soydal, Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Temizel, Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bünyamin Ayhan, akademisyenler ve öğrencilerin katıldığı konferans, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.
