Dünyanın en çok ülkeye uçan hava yolu şirketi Türk Hava Yolları, Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin ölüm yıl dönümü kapsamında New York’ta özel bir Şeb-i Arus programına imza attı. Konya’nın manevi atmosferinden ilham alınarak düzenlenen etkinlikte, ünlü orkestra şefi Gürer Aykal yönetiminde New Manhattan Sinfonietta Orkestrası sahne aldı.
Amerika’daki Türk Hava Yolları ve New York-Türk Amerikan Sanat Topluluğu iş birliğiyle Symphony Space-Peter Jay Sharp Theatre’da 19 Aralık’ta gerçekleştirilen program, “Aşkın Yürüyüşü” temasıyla müzikseverlerle buluştu. Programın ilk bölümünde ödüllü piyanist Can Çakmur, Mozart’ın Do Majör Piyano Konçertosu No. 21’i seslendirdi.
Konserin ikinci bölümünde ise Şeb-i Arus, yani “Vuslat Gecesi” onuruna Mevlana’ya adanan özel repertuar sahnelendi. Uluslararası üne sahip sanatçı Ömer Faruk Tekbilek, Maestro Aykal tarafından özel orkestralanan iki eserini New Manhattan Sinfonietta eşliğinde icra etti. Bu bölümde ayrıca River Guerguerian (perküsyon), Hasan Işakkut (kanun) ve T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı İstanbul Tarihi Türk Müziği Topluluğu sahne aldı.

Türk Hava Yolları New York Müdürü Emre İsmailoğlu, etkinliğin amacını şöyle özetledi: “Bu gece, Hazreti Mevlana’nın öğretilerini ve Türk kültürünü Amerikalılara ve misafirlerimize aktarmayı hedefledik. Etkinliğimiz yaklaşık 700 kişilik bir katılımla gerçekleşti. Amacımız Türkiye’yi ve Konya’nın kültürel mirasını dünyaya tanıtmak.”
Türkiye’nin New York Başkonsolosu Muhittin Ahmet Yazal da, konserin kültürlerarası önemine dikkat çekerek, “İzlerken bitmesin diye dua ettiğimiz gecelerden biri olacak. Türk ve Amerikan toplumunu bir araya getiren bu etkinlik, Konya’nın manevi mirasını ve Mevlana’yı tanıtmak açısından büyük bir katkı sağladı” dedi.
New Manhattan Sinfonietta Orkestrası şefi Gürer Aykal ise, “Konseri Mozart’la başlattık. Mozart, dünyaya Türk adını en çok duyuran bestecidir. Konserin ikinci yarısı ise Şeb-i Arus’a adandı. Dünyaya mal olmuş Mevlana’yı New York’ta müzikle Türkçe anlatabilmek gurur verici” şeklinde konuştu.
Etkinlik, Konya’nın manevi ve kültürel mirasını New York’ta müzik ve sanat aracılığıyla dünyaya tanıtma hedefini bir kez daha gösterdi.
