Modern yaşamın getirdiği hareketsizlik, bilgisayar başında uzun saatler, düzensiz uyku, stres ve fast-food tüketimi; genç yaşlarda da erken tükenmişlik, bağışıklık sisteminde zayıflama ve hücresel yaşlanmayı hızlandırabiliyor. Acıbadem Kozyatağı Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Belgin Küçükkaya, “Sağlıklı yaş almak artık sadece ileri yaşların değil, gençlerin hatta ergenlerin de sorumluluğu. Hasta olmamak için değil, sağlıklı kalmak için çaba sarf etmeliyiz” diyerek, kişiye özel ve bütüncül yaklaşımın önemine dikkat çekti.
Dr. Küçükkaya, sağlıklı yaş alma sürecini “orkestra” benzetmesiyle anlatırken; gastroenteroloji, kardiyoloji, fizik tedavi ve ruh sağlığı gibi alanların uyum içinde değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Uzman isim, toplumda sıkça doğru sanılan bazı bilgilerin ise kişiye göre değişebileceğini ifade ederek önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.
|
Su tüketimi: “Günde 2 litre su” herkese uygun değil
Yanlış bilinen: Günde 2 litre su içmek şarttır.
Doğrusu: Su ihtiyacının kişiye ve güne göre değiştiğini belirten Dr. Küçükkaya, miktarın kilo, cinsiyet, yaşam tarzı ve kronik hastalıklara göre farklılaşabileceğini söyledi. Sağlıklı yetişkinlerde günlük ihtiyacın ortalama 2-3 litre bandında olabildiğini, ancak böbrek hastalığı ve kalp yetmezliği gibi durumlarda bu miktarın risk oluşturabileceğini kaydetti. Yeterli su tüketiminin pratik göstergelerinden birinin idrar rengi olduğunu da ekledi.
Uyku: “7-8 saat”ten çok kalite ve doğru saat önemli
Yanlış bilinen: Herkes günde 7-8 saat uyumalıdır.
Doğrusu: Uyku ihtiyacının kişiden kişiye değiştiğini belirten Dr. Küçükkaya, asıl önemli noktanın uykunun süresi kadar kalitesi olduğunu ifade etti. Vücudun kendini yenilediği saat aralığına dikkat çeken uzman, 22.00–06.00 diliminde uykuda olmanın metabolizma, hücre onarımı, yağ yakımı ve bağışıklık açısından kritik olduğunu söyledi. Horlama ve uyku apnesi gibi sorunların ise sağlıklı uyku döngüsünü bozabileceği uyarısında bulundu.
Egzersiz: “10 bin adım” tek ölçü değil
Yanlış bilinen: Günde 10 bin adım ideal hedeftir.
Doğrusu: Uzmanlar, hareket hedeflerinin yaş, kilo, sağlık durumu ve kapasiteye göre kişiselleştirilmesi gerektiğini vurguluyor. Dr. Küçükkaya, protezi olan birine 10 bin adımın önerilemeyeceğini, düşme riski bulunan yaşlılara yoğun tempolu antrenmanların uygun olmayacağını belirterek; sürdürülebilir ve kişinin durumuna uygun hedeflerin daha doğru olduğunu kaydetti. Açık havada yürüyüş, derin nefes egzersizleri, esneme ve kültür-fizik çalışmalarının da beden ve ruh sağlığına katkı sağladığını dile getirdi.
Beslenme: Kalori kısmak değil, denge ve doğru tercih
Yanlış bilinen: Sağlıklı beslenmek kalori kısmak demektir.
Doğrusu: Dr. Küçükkaya, sağlıklı beslenmenin “doğru besini, doğru zamanda ve dengede tüketmek” anlamına geldiğini belirtti. Sürekli kalori kısıtlamanın metabolizmayı yavaşlatabileceğini, kas kaybı ve hücresel yıpranmaya yol açabileceğini söyledi. Yaşa, cinsiyete, sağlık durumuna ve yaşam temposuna göre beslenme planlarının farklılaşması gerektiğini vurgulayan uzman, bilimsel çalışmalarda öne çıkan model olarak Akdeniz tipi beslenmeyi işaret etti; paketli/işlenmiş gıdalar, asitli-şekerli içecekler ve fast-food’dan uzak durulması gerektiğini ifade etti.
Vitamin takviyesi: “Her gün vitamin gençleştirir” düşüncesi riskli
Yanlış bilinen: Her gün vitamin takviyesi almak gençleştirir.
Doğrusu: Takviyelerin ancak eksiklik durumunda işe yaradığını belirten Dr. Küçükkaya, fazlasının zarar verebileceğine dikkat çekti. Omega, magnezyum, çinko gibi takviyelerin kandaki değerlere göre ve doktor değerlendirmesiyle planlanması gerektiğini söyleyen uzman; gelişigüzel kullanımın karaciğer/böbrek hasarı, ilaç etkileşimleri, yanlış test sonuçları ve ciddi sağlık sorunlarına kadar uzanan riskler taşıyabileceğini kaydetti.
