A Milli Takımımız, UEFA Uluslar A Ligi 1. Grup’taki ikinci maçında İtalya’ya 4-1 mağlup oldu. Ortaya konulan oyun ve alınan farklı yenilgi, yine Teknik Direktör Vincenzo Montella’yı tartışmaların odağına taşıdı.
Bursa Yüzüncü Yıl Atatürk Stadyumu’nda muhteşem bir atmosfer ve büyük umutlarla başlayan karşılaşmada, tribünler A Milli Takım’a tüm desteğini verdi. Ancak ay-yıldızlı ekibimiz sahada bu desteğe karşılık verecek bir oyun ortaya koyamadı.
İtalya, 9. dakikada Bastoni, 23. dakikada Frattesi ve 27. dakikada Kayode’nin golleriyle henüz ilk yarım saat dolmadan 3-0 öne geçti. Milliler, bu üç golün ardından hem oyun hem de psikolojik olarak büyük bir kırılma yaşadı.
İkinci yarının hemen başında Barış Alper Yılmaz’ın 47. dakikadaki golü yeniden umutlandırdı. Ancak bu umut sadece üç dakika sürdü. Pio Esposito’nun 50. dakikadaki golü skoru 4-1’e getirirken İtalya, karşılaşmanın geri kalanında da oyunun kontrolünü elinde tuttu.
İtalya rahat, Türkiye dağınıktı
Maçın en dikkat çekici tarafı, İtalya’nın topu ve oyunu son derece rahat kontrol etmesiydi. İtalyanlar, eksik kadroyla geldikleri Bursa’da dahi takım olarak daha organize, daha özgüvenli ve daha dirençli bir görüntü verdi.
A Milli Takım ise rakibe yeterli baskıyı kuramadı. Birebir savunmada etkili olamadık, orta sahamız özellikle ilk 30 dakikada çok kolay geçildi. Savunma ile orta saha arasındaki mesafe açıldı; İtalya, kalemize rahat geldi ve bulduğu fırsatları değerlendirdi.
Sorun yalnızca üç golü kısa sürede yemek değildi. Asıl problem, gollerin ardından takımın oyuna ve skora reaksiyon verememesiydi.
Maçın bir bölümünde toparlanma çabası göstersek de bu reaksiyon kalıcı olmadı. Arda’nın 90 dakika boyunca ortaya koyduğu mücadele ve çabası da takımın genel görüntüsünü değiştirmeye yetmedi.
Sorun sadece eksikler mi?
Maçın ardından Montella’nın yenilgiyi üç günde bir maç yapmalarına ve önemli eksiklere bağlayan açıklamaları tartışma konusu oldu.
Elbette kadro eksikleri bir takımın performansını etkileyebilir. Ancak bu maçta görülen sorunları yalnızca oyuncu eksikleriyle açıklamak yeterli görünmüyor. Taktik tercihlerin, saha içi organizasyonun ve özellikle ilk bölümdeki zihinsel hazırlığın da sorgulanması gerekiyor.
Bazı oyuncu tercihlerinde neden bu kadar ısrar edildiği de ayrıca cevap bekleyen bir soru.
Bir takım geriye düşebilir. Mesele, geriye düştüğünde nasıl reaksiyon verdiğidir. Yenilen golü doğru okumak, aynı hatayı tekrarlamamak ve oyunun kontrolünü yeniden ele almak gerekir.
A Milli Takım bunu yapamadı.
İlk 30 dakikada orta sahayı rakibe bıraktık, baskı kuramadık ve savunmada gerekli direnci gösteremedik. 3-0’dan sonra ise takımın oyun disiplini ve özgüveni daha da geriledi.

Montella söylemlerini sahaya yansıtabildi mi?
Montella, maçtan bir gün önce yaptığı açıklamada, “İtalya karşısında sadece Türkiye için atan bir yüreğim olacak” demiş ve topa daha fazla sahip olarak hedefledikleri performansı sahaya yansıtmak istediklerini söylemişti.
Şimdi doğal olarak şu sorular gündeme geliyor:
Montella, söylemlerinin ne kadarını sahaya yansıtabildi?
Takım neden İtalya’nın baskısını kıramadı?
Neden orta saha bu kadar kolay geçildi?
Ve oyunu değiştirmek için mücadele eden Arda’nın maç sırasında kenara gelerek Montella’ya bir şeyler anlatması karşısında teknik heyet nasıl bir değerlendirme yaptı?
Bunlar, alınan 4-1’lik yenilginin ardından cevaplanması gereken sorular.
Özür değil, sahada reaksiyon istiyoruz
Kaybettik. İyi oynamadık. Ancak bu maçın ardından yapılması gereken, ümitsizliğe kapılmak değil, hataları doğru analiz etmek.
Önümüzde daha maçlar var. A Milli Takım’ın ihtiyacı olan şey, yalnızca sonuç değil; sahada birbirine bağlı, mücadele eden, oyun disiplinini koruyan ve geriye düştüğünde reaksiyon gösterebilen bir takım görüntüsü.
Maç sonlarında özür dilemek yerine, mücadeleyi son düdüğe kadar sürdürmek gerekiyor.
Göğsünde ay-yıldız taşıyan herkes sahada formasının hakkını vermeli. Taraftarın beklentisi kusursuz bir takım değil; mücadele eden, pes etmeyen ve sonuna kadar savaşan bir Milli Takım.
Arda ve birkaç oyuncunun ortaya koyduğu mücadele bunun mümkün olduğunu gösterdi.
Şimdi yapılması gereken belli: Bu yenilgiden ders çıkarmak, hataları düzeltmek ve yeniden takım olabilmek.
Alkışlarımız, Ay-Yıldızlı forma için sonuna kadar mücadele edenlere…
