Konya’da su kaynakları her geçen yıl daha fazla önem kazanırken, bölgenin önemli su kaynaklarından biri olan Apa Barajı yeniden gündeme geldi. Özellikle son günlerde etkili olan yağmur ve kar yağışlarının ardından barajdaki su seviyesinde değişim olup olmadığı merak ediliyor.
Son yağışlar sonrası durum
Konya’da son haftalarda etkili olan yağmur ve kar yağışları barajlara bir miktar su kazandırdı. Ancak uzmanlara göre tek bir yağış dönemi barajların tamamen dolması için yeterli olmayabilir.
Konya’da uzun yıllar ortalamasına göre yağış miktarında azalma yaşandığı ve bunun da baraj seviyelerini doğrudan etkilediği ifade ediliyor.
Apa Barajı’nın tarihi ve bölgedeki rolü
Apa Barajı, Konya Ovası’nda tarımsal sulamayı desteklemek amacıyla Devlet Su İşleri tarafından inşa edildi. Baraj, özellikle Çumra ve çevresindeki geniş tarım alanlarının sulanmasında önemli bir görev üstleniyor.
Konya, Türkiye’nin en büyük tarım havzalarından biri olan Konya Ovası’na sahip. Bölgede suyun büyük bölümü barajlar, göller ve yer altı kaynakları üzerinden sağlanıyor.
Yetkililerin verdiği bilgilere göre Konya Ovası’na Beyşehir Gölü, Suğla Gölü ve Apa Barajı aracılığıyla yılda ortalama 350 milyon metreküp su ulaştırılıyor.

Su kayıpları
Apa Barajı’ndan ovaya verilen suyun önemli bir kısmı sulama kanallarındaki kayıplar nedeniyle hedefe ulaşamıyordu.
Yetkililere göre eski toprak kanallar nedeniyle yaklaşık 70 milyon metreküp suyun kaybolduğu tespit edildi.
Uzmanlara göre bu miktar yaklaşık 30 bin olimpik yüzme havuzuna eşdeğer su anlamına geliyor ve Konya tarımı için yıllık yaklaşık 300 milyon liralık ekonomik değer oluşturuyor.
Tarımsal sulama için kritik bir kaynak
Apa Barajı sadece bir su deposu değil, aynı zamanda Konya Ovası’ndaki üretimin devamı için kritik bir altyapı.
Devlet Su İşleri tarafından yürütülen sulama projeleri kapsamında 740 kilometrelik sulama hattı planlandı ve 331 bin 930 dekar tarım arazisinin modern sulama sistemine kavuşması hedefleniyor.

600 yıllık Osmanlı Köprüsü gün yüzüne çıkmıştı
Apa Barajı’nda su seviyesinin düşmesiyle, Osmanlı dönemine ait yaklaşık 600 yıllık taş köprü, yıllar önce barajın su tutmasıyla 1962 yılından itibaren tamamen sular altında kaldıktan sonra yeniden gün yüzüne çıkmıştı.
Bölge halkı tarafından “11 gözlü köprü” olarak bilinen yapı, kesme taştan inşa edilmişti.
Yağışların artma seviyesiyle birlikte Taş Köprü’nün yeniden sular altında kalıp kalmayacağı ise merak ediliyor.
