Konya Kapalı Havzası’nda kuraklık, iklim değişikliği ve bilinçsiz tarımsal sulama yer altı su seviyesini her geçen gün daha da düşürürken, obrukların yanı sıra yüzey yarıkları ve düşey çökmeler de yaygınlaşıyor. Uydu verilerine dayalı ölçümler, havzanın bazı kesimlerinde yıllık 10 santimetreye varan çökmelerin yaşandığını ortaya koyuyor.
Jeoloji Mühendisleri Odası Konya Şube Başkanı Şükrü Arslan, Konya Havzası’nın jeolojik olarak bir çöküntü havzası olduğunu belirterek, “Uydu verileriyle yapılan kıyaslamalı ölçümlerde, Konya Kapalı Havzası’nda bazı bölgelerde her yıl 10 santimetreye ulaşan çökmeler gözlemleniyor. Havza genel itibarıyla hala aktif bir çökme süreci içinde” dedi.
Türkiye’nin tektonik yapısına da değinen Arslan, Anadolu Levhası’nın kuzeyden Avrasya, güneyden Arap Levhası tarafından sıkıştırıldığını, Konya Havzası’nda ise genişleme hareketlerinin sürdüğünü ifade etti. Yer altı suyunun aşırı çekilmesiyle birlikte bu hareketlerin yüzeye obruk, yarık ve düşey çökmeler olarak yansıdığını vurguladı.

Yüzey yarıkları kent merkezine ulaştı
Önceleri kırsal alanlar ve meralarda görülen yüzey yarıklarının son yıllarda Konya’nın merkez ilçelerinde de yaygınlaştığını belirten Arslan, “Bu yarıklar yerleşim alanlarında ve sanayi bölgelerinde ciddi hasarlara yol açabiliyor. Karatay ilçesi başta olmak üzere bazı sanayi bölgelerinde yarılmaların yapılarda statik dengesizlik oluşturduğunu gözlemledik” diye konuştu.
Uzmanlar, Konya Kapalı Havzası’nda yer altı suyunun sürdürülebilir kullanımı ve planlı tarımsal sulama yapılmaması halinde, çökmelerin ve yüzey deformasyonlarının artarak devam edeceği uyarısında bulunuyor.
