Konya Aydınlar Ocağı’nın geleneksel Selçuklu Sohbetleri programında, merhum şair ve bürokrat Yavuz Bülent Bakiler anıldı. Konevi Derneği Salonu’nda gerçekleştirilen programda konuşan Konya Aydınlar Ocağı Başkanı Dr. Mustafa Güçlü, Bakiler’le ilgili kişisel hatıralarını ve şairin hayatındaki önemli dönüm noktalarını anlattı.
Güçlü, Bakiler’in vefatının ardından Aydınlar Ocağı olarak bir anma programı düzenlediklerini hatırlatarak, bu kez sanat hayatından ziyade Bakiler’le ilgili hatıraları paylaşmak istediklerini söyledi. Bakiler’in Konya’ya karşı özel bir ilgisinin bulunduğunu belirten Güçlü, şairin milli ve manevi yönü güçlü bir münevver olduğunu ifade etti.
Yavuz Bülent Bakiler’in ailesinin Azerbaycan’ın Karabağ bölgesinden Anadolu’ya göç eden Karabaağızadeler ailesine mensup olduğunu anlatan Güçlü, ailenin Kars ve Erzurum’un ardından Sivas’a yerleştiğini aktardı.
Güçlü, Bakiler’in ailesinin göç güzergâhındaki kültürel birikimlerden de etkilendiğini belirterek, Azerbaycan’ın Türk dünyasındaki sanat ve kültür birikimine dikkat çekti.
Bakiler’in 23 Nisan 1926’da dünyaya geldiğini aktaran Güçlü, şairin edebiyata ilgisinin ilkokul yıllarında başladığını söyledi. 1943 yılında Ziya Gökalp İlkokulu’na başlayan Bakiler’in öğretmeninin hazırladığı duvar gazetesinde bir şiirinin yayımlandığını belirten Güçlü, bunun Bakiler’in şairlik yolculuğundaki ilk adımlardan biri olduğunu ifade etti.
Bakiler’in eğitim hayatı boyunca dönemin önemli fikir ve edebiyat dergilerini takip ettiğini anlatan Güçlü, Büyük Doğu ve Serdengeçti dergileriyle tanışmasının ardından Necip Fazıl Kısakürek ve Osman Yüksel Serdengeçti’ye ilgisinin arttığını söyledi.
Bakiler’in 1953 yılında Türk Sanat dergisinde yayımlanan “Bir Ölünün Mektubu” şiirinin, ulusal bir mecrada yayımlanan ilk şiiri olduğunu aktaran Güçlü, şiirin Bakiler’in kız kardeşinin vefatının ardından kaleme alındığını anlattı.
1955 yılında Ankara Hukuk Fakültesi’ne kayıt yaptırmak için Ankara’ya gelen Bakiler’in Osman Yüksel Serdengeçti ile tanıştığını belirten Güçlü, bu vesileyle Galip Erdem başta olmak üzere dönemin milliyetçi fikir ve edebiyat çevreleriyle de yakınlık kurduğunu ifade etti.
“Ayasofya” şiirinin hikâyesini anlattı
Programda Bakiler’in “Ayasofya” şiirinin ortaya çıkışına ilişkin hatıraya da yer veren Güçlü, Bakiler’in İbrahim Hakkı Konyalı’dan dinlediği Ayasofya ile ilgili anlatımdan etkilendiğini ve şiiri bu etkilenmenin ardından kaleme aldığını söyledi.
Güçlü, Bakiler’in hayatında Osman Yüksel Serdengeçti, Necip Fazıl Kısakürek, Galip Erdem ve İbrahim Hakkı Konyalı gibi isimlerin önemli izler bıraktığını dile getirdi.
1960 yılında hukuk fakültesini tamamlayan Bakiler’in bir süre avukatlık yaptığını, ardından eğitim alanında görev aldığını aktaran Güçlü, Bakiler’in sözleşmeli öğretmenlik yaptığı dönemde öğrencileriyle güçlü bir iletişim kurduğunu belirtti.
Bakiler’in felsefe, mantık ve sosyoloji gibi derslerde görev yaptığını anlatan Güçlü, öğretmenliği sırasında bazı çevrelerin şikâyetleriyle karşılaştığını ancak öğrencileri ve velilerin gösterdiği tepki üzerine görevden alınmasının önüne geçildiğini ifade etti.
Bakiler’in 1961 yılında askerlik görevi sırasında Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel’in koruması olarak da görev yaptığını kaydeden Güçlü, şairin bürokrasi ve kamu görevlerinde de bulunduğunu aktardı.
Programın sonunda Yavuz Bülent Bakiler’in hayatına ilişkin anlatılacak çok sayıda hatıra bulunduğunu belirten Dr. Mustafa Güçlü, bu hatıraların başka bir programda devam ettirilebileceğini ifade ederek konuşmasını tamamladı.
