Türkiye’nin tahıl ambarı olarak bilinen Konya Ovası’nda artan obruklar, yeraltı su kaynaklarının bilinçsiz kullanımı nedeniyle büyüyen çevre sorunları arasında yer alıyor. Uzmanlar, özellikle kaçak kuyuların hem yeraltı su seviyesini hızla düşürdüğünü hem de obruk oluşumlarını artırdığını ifade ediyor.
Konya Teknik Üniversitesi Obruk Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Fetullah Arık, yeraltı su seviyesinin her yıl daha da düştüğünü, özellikle tarımsal sulama dönemlerinde bu düşüşün belirgin hale geldiğini söyledi. Yeraltı su seviyesindeki dalgalanmaların zeminde sıkışmalara neden olduğunu belirten Arık, bunun obruk ve yer çatlaklarının oluşumunu hızlandırdığını dile getirdi.

Kaçak kuyular riski artırıyor
Son yıllarda Karapınar, Çumra ve Karatay başta olmak üzere birçok bölgede obruk sayısının arttığını ifade eden Arık, son dönemde Seydişehir’de meydana gelen obrukların da riskin yeni alanlara yayıldığını gösterdiğini belirtti. Obrukların yalnızca doğal bir jeolojik oluşum olmadığını vurgulayan Arık, yerleşim alanları, tarım arazileri, enerji hatları, karayolları ve demiryolları için ciddi tehlike oluşturduğunu kaydetti.
Obrukların artışındaki en önemli etkenin insan kaynaklı yeraltı suyu kullanımı olduğunu söyleyen Arık, kuraklığın da etkili olduğunu ancak kontrolsüz su çekiminin asıl belirleyici unsur olduğunu ifade etti. Yeraltı suyunun kontrollü kullanılmasının orta ve uzun vadede obruk oluşumlarının azaltılmasına katkı sağlayacağını dile getirdi.

Havzada 140 bin belgesiz kuyu bulunuyor
Havzada yaklaşık 30-35 bin belgeli kuyu bulunduğunu, buna karşın kaçak kuyu sayısının 140 bine ulaştığını belirten Arık, belgesiz kuyuların büyük bölümünün teknik denetim olmadan açıldığını söyledi. Bu durumun sadece yeraltı su seviyesini düşürmediğini, farklı su katmanlarının birbirine karışmasına neden olarak su kalitesini de olumsuz etkilediğini belirten Arık, kaçak kuyulara yönelik denetimlerin artırılması gerektiğini vurguladı.
