Konya’da kitap sektöründe 9 yıldır çalışan 33 yaşındaki Duran Ağıl, kitap piyasasında “çok satan tek bir tür” anlayışının olmadığını belirterek, okuyucunun kendi ilgi alanına göre tercih yaptığını söyledi. Ağıl, edebiyat ve araştırma kitaplarının öne çıktığını, ancak tür bazında kesin bir ağırlıktan söz edilemeyeceğini ifade etti.
Edebiyatta hem yerli yazarların hem de çeviri eserlerin yoğun ilgi gördüğünü belirten Ağıl, araştırma kitaplarında ise daha çok yabancı yazarların tercih edildiğini söyledi. Yerli yazarların bu alanda görece daha az ilgi gördüğünü dile getirdi.
Okuma alışkanlıklarının özellikle öğrenciler üzerinden şekillendiğini vurgulayan Ağıl, ilkokuldan liseye kadar öğretmenlerin verdiği kitap ödevlerinin önemli bir etken olduğunu belirtti. Ayda bir ya da dönemsel verilen ödevler sayesinde öğrencilerin kitapla temas ettiğini söyleyen Ağıl, mesleğe başladığı yıllara kıyasla bugün okuma oranının arttığını, buna kendi ilgisiyle okuyan lise ve üniversite öğrencilerinin de eklendiğini ifade etti.
Online satış platformlarının kitap satışı amacıyla değil, daha çok finansal yapıları üzerinden gelir elde ettiğini düşündüğünü belirten Ağıl, bu durumun fiziksel kitapçıları olumsuz etkilediğini söyledi. Online platformların zaman zaman kitapları alış fiyatının altında sattığını belirten Ağıl, “Bu durum satışlarımızı doğrudan etkiliyor” dedi.
E-kitaplarla fiziksel kitaplar arasında ciddi bir rekabet görmediğini ifade eden Ağıl, her kitabın e-kitap formatında basılmadığını ve okuyucunun kitap okumayı bir deneyim olarak gördüğünü söyledi. “Okuyucu kitabın kokusunu almak, dokunmak, sayfalarını çevirmek istiyor. Bu haz önemli. O yüzden e-kitap rekabeti şimdilik dikkate değer değil” diye konuştu.
Sosyal medya fenomenlerinin yazdığı ya da tanıttığı kitapların satışlarında ise gözle görülür bir artış olduğunu belirten Ağıl, reklamın etkisine dikkat çekti. Yeni çıkan kitapları yakından takip ettiklerini söyleyen Ağıl, kitapların genellikle çıktıktan 2–3 gün sonra raflara ulaştığını, ancak her kitabı getirmediklerini vurguladı. “Okumaya ve satmaya değer kitapları seçiyoruz” dedi.
Kitapçıya gelen herkesin alışveriş yapmak zorunda olmadığını ifade eden Ağıl, kitap sormanın, raflar arasında dolaşmanın da önemli olduğunu belirterek, “Okuyucu kitlesine kıyasla gelenlerin sayısı az. Daha çok gelmelerini isteriz. Okumak önemli” sözleriyle çağrıda bulundu.
