Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, gençlerin başta yapay zeka olmak üzere dijital teknolojilerde yetkinleşmesi gerektiğini, ancak bu sürecin sosyal hayattan kopuşa yol açmaması gerektiğini söyledi. Yılmaz, “Sosyal medya aslında asosyal medya. Bizi de yalnızlaştıran, toplumdan koparan bir medya” dedi.
Konya’ya gelen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, ilk olarak Valiliği ziyaret ederek Vali İbrahim Akın ile görüştü. Valilik Şeref Defteri’ni imzalayan Yılmaz, daha sonra Necmettin Erbakan Üniversitesi’nin 2026-2027 Akademik Yılı Açılış Programı’na katıldı.
Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesi Konferans Salonu’ndaki programda konuşan Yılmaz, üniversitenin Necmettin Erbakan’ın adını taşımasının ayrıca anlamlı olduğunu belirterek yeni akademik yılın hayırlı olmasını diledi.
“Üniversitelerimizden çok şey bekliyoruz”
Gerçek kalkınmanın bilginin yalnızca kitaplarda kalmadığı, üretime, gençlerin hayallerine ve toplumun refahına katkı sağladığı noktada başladığını ifade eden Yılmaz, üniversitelere yapılan yatırımların topluma geri dönmesinin önemine dikkat çekti.
Yılmaz, 81 ilde üniversitelerin yaygınlaştırılması ve bu kurumlara kamu kaynaklarından yapılan yatırımların amacının, vatandaşlara refah ve daha güçlü bir Türkiye olarak dönmesi olduğunu belirterek, “Biz üniversitelerimizden bu anlamda çok şey bekliyoruz ve bunu milletimizin hak ettiğine inanıyoruz” dedi.

“Birbirinin kopyası üniversiteler istemiyoruz”
Son 24 yılda yükseköğretime erişimin yaygınlaştırılması, barınma imkanları, bilim insanı ve Ar-Ge destekleri, burslar ve müfredat çalışmaları gibi alanlarda adımlar atıldığını belirten Yılmaz, üniversitelerin farklı alanlarda uzmanlaşmasının önemini vurguladı.
Türkiye’de 6,3 milyona yaklaşan üniversite öğrencisi ve yaklaşık 190 bin akademik personel bulunduğunu aktaran Yılmaz, üniversitelerin güçlü oldukları alanlarda derinleşmesi ve araştırmalarını gerçek ihtiyaçlara yöneltmesi gerektiğini söyledi.
Yılmaz, “Biz birbirinin kopyası üniversiteler istemiyoruz, farklılaşan üniversiteler istiyoruz” ifadelerini kullandı.
25 üniversitede yapay zeka, sağlıkta dijital teknolojiler, enerji ve gıda biyoteknolojisi gibi stratejik alanlarda ihtisaslaşmanın desteklendiğini belirten Yılmaz, bölgesel kalkınma odaklı üniversitelerin ise tarım, hayvancılık, enerji, turizm, madencilik, gıda ve hassas tarım gibi alanlarda uzmanlaşmasının hedeflendiğini kaydetti.
Üniversitelerin eğitim programlarının da ekonominin ve teknolojinin değişen ihtiyaçlarına göre yapılandırıldığını belirten Yılmaz, bu sayede üniversitelerin bilgi ve araştırma kapasitesinin bölgesel potansiyelin geliştirilmesinde kullanılmasının amaçlandığını ifade etti.
Gençlere staj ve uygulama çağrısı
İstihdamla bağı zayıflayan 175 programın sistemden çıkarıldığını, 54 programın sektör beklentilerine göre dönüştürüldüğünü belirten Yılmaz, 100 üniversitede yapay zeka ve dijitalleşme alanlarında yeni programların hayata geçirildiğini söyledi.
Yeşil dönüşüm programlarının 48, sağlıkta dijital dönüşüm programlarının 26, tarımda dijital dönüşüm programlarının ise 13 üniversiteye yayıldığını aktaran Yılmaz, üniversite ile üretim hayatı arasındaki bağın güçlendirilmesi amacıyla 104 üniversitedeki 381 meslek yüksekokulunun 283 oda ve borsa ile eşleştirildiğini belirtti.
Gençlere staj ve uygulamalı eğitime önem vermeleri çağrısında bulunan Yılmaz, yalnızca dersliklerde edinilen bilginin yeterli olmadığını, öğrencilerin eğitim sürecinde sektörle temas kurmasının önemli olduğunu söyledi.
Yılmaz, gençlerin dijital teknolojilerde, özellikle yapay zeka alanında yetkinleşmesi gerektiğini belirterek sosyal bağların korunmasının da önem taşıdığını ifade etti.
“Sosyal medya aslında asosyal medya. Bizi de yalnızlaştıran, toplumdan koparan bir medya” diyen Yılmaz, takım çalışması ve iletişimin önemine dikkat çekerek, “Süpermen yok değerli arkadaşlar. Hep birlikte bir araya gelip iş başaran insanlar var” ifadelerini kullandı.

“Hem güçlü hem de haklı olacağız”
Geleceğin kritik teknolojilerinde ihtiyaç duyulan araştırmacı insan kaynağının yetiştirilmesine yönelik çalışmalara da değinen Yılmaz, Türkiye Stratejik Teknoloji İnsan Kaynağı Programı kapsamında ilk yıl 550 doktora öğrencisinin alınacağını ve araştırma görevlisi olarak istihdam edileceğini belirtti.
Program kapsamında beş yıl içinde yapay zeka, bilişim, siber güvenlik ve donanım alanlarında toplam 3 bin genç araştırmacının yetiştirilmesinin hedeflendiğini aktaran Yılmaz, bunun stratejik bir proje olduğunu söyledi.
Dünyada ve bölgede güç kullanımını tek ölçüt olarak gören bir anlayışın yaygınlaştığını ifade eden Yılmaz, Türkiye’nin güçlü olmakla birlikte haklılığı da gözetmesi gerektiğini belirtti.
Yılmaz, “Evet, güçlü olmak zorundayız. İçinden geçtiğimiz dönem hiç kimsenin merhametine güvenebileceğimiz bir dönem değil. Dolayısıyla güçlü olmak zorundayız. Ama sadece güçlü olmak yetmez. Biz diyoruz ki biz hem güçlü olacağız hem de haklı olacağız” dedi.
“Gerçek kahramanlar alın teri dökenlerdir”
Necmettin Erbakan’ın yıllar önce vurguladığı “önce ahlak ve maneviyat” anlayışına da değinen Yılmaz, bilim, üretim ve kalkınmanın ahlak ve sorumlulukla birlikte ele alınması gerektiğini söyledi.
Yılmaz, son dönemde kolay kazanç anlayışının daha fazla öne çıktığını belirterek gençlere emeğin ve üretimin değerinin aktarılması gerektiğini ifade etti.
“Gerçek kahramanlar, alın teri dökenlerdir. Emek sarf edenlerdir, üretenlerdir” diyen Yılmaz, “Emekle kazanılan 1 liranın hiçbir emek olmadan gelen 10 liradan daha kıymetli olduğunu hep birlikte anlamamız ve aktarmamız lazım” ifadelerini kullandı.
Necmettin Erbakan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cem Zorlu da yeni akademik yılın hayırlı olmasını dileyerek programa katılan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’a teşekkür etti. Konuşmaların ardından Rektör Zorlu, Yılmaz’a tablo hediye etti.
Programa Yılmaz’ın yanı sıra Konya Valisi İbrahim Akın, protokol mensupları, öğretim görevlileri ve öğrenciler katıldı.
