Bob Marley ve Jamaika müziğiyle tanışmanız nasıl oldu?
Muammer Geçit: Merhaba, hoş bulduk. İsmim Muammer Geçit. 1976 Çumra doğumluyum. Yıllardır esnaflık yapıyorum.
Bir gün internette gezerken bu müzikle karşılaştım. Müziği ve anlamı çok hoşuma gitti. Anadolu insanı olarak İngilizceyi çok fazla bilmiyoruz. Ancak şarkının altında Türkçe açıklamasını görünce dikkatimi çekti. Bob Marley’in şarkılarında barış, adalet, sevgi ve saygı gibi kavramların öne çıktığını gördüm.
Bunun üzerine biraz daha araştırmaya başladım. Joseph Hill ve Peter Tosh gibi Jamaikalı sanatçıları da keşfettim. Bu müzik ve kültür ilgimi çekti. Yaklaşık 11 yıldır bu müziklerle ilgileniyorum ve bundan büyük keyif alıyorum.
Bob Marley ve Jamaika’ya olan ilginizi neden bir kafeye taşımak istediniz? Mekanı bu konseptte tasarladığınızda müşterileriniz nasıl tepki verdi?
Muammer Geçit: Bir süre sonra Konya’da böyle bir yerin eksik olduğunu hissettim. Ben Çumralıyım ama Konya’da böyle bir mekân olması gerektiğini düşündüm ve kafemi bu anlayışla tasarladım.
Türkiye genelinde bu tarzda yaklaşık üç yer olduğunu biliyorum. Ancak bana göre en güçlü konsept Konya’daki. Bu nedenle mutluyum.
Buraya gelen müşteriler, duvarlardaki insanların kim olduğunu soruyor. Ben de hepsini anlatıyorum. Gün boyunca bu müzikleri dinletiyorum. Bazı müşterilere şarkıların İngilizce sözlerinin Türkçe anlamlarını da anlatıyorum. Onların da hoşuna gidiyor. İşletmemizi sevgi çerçevesinde yürütüyoruz.
İş yerimden ve yaptığım işten çok mutluyum. Artık insanlar da Mosfregi Cafe’yi benimsedi.
Menünüzde neler var ve uygun fiyat politikanızın yanı sıra müşterilerinize farklı ürünleri nasıl tanıtıyorsunuz?
Muammer Geçit: Fiyatlarımız uygun olduğu için insanlar günden güne daha fazla gelmeye başladı. Küçük, nezih ve şirin bir ortamımız var.
Menümüz de geniş. Tost, köfte ve pizza çeşitlerinin yanı sıra milkshake ve soğuk meyve içecekleri yapıyoruz. Bunları uygun fiyatlarla sunuyorum.
İnsanlarımız bazı şeyleri bilsin istiyorum. Mesela 70 yaşındaki bir insan milkshake’in ne olduğunu bilmiyor olabilir. Ben ona tanıtıyorum, gerekirse ikram ediyorum. Tadına bakıp “Çok güzelmiş” diyor. Bu şekilde hizmet vermeye çalışıyorum.
İnsanların Bob Marley ve Rastafari kültürü hakkındaki önyargılarıyla karşılaşıyor musunuz? Siz bu kültürü nasıl anlatıyorsunuz?
Muammer Geçit: Bazen insanların tepkisi, “Bu insanlar farklı mı?” şeklinde oluyor. Anadolu kültüründe bazı insanlar yabancılara “gavur” diyebiliyor. Ama bu doğru değil.
Rastafari, kendine özgü bir inanç ve yaşam anlayışına sahip. Bu kültürde insanları aldatmak, terazide hile yapmak, az çalışıp çok para kazanmak gibi bir anlayış olmadığını düşünüyorum.
Rastafari demek, sadece uzun saçlı olmak da değildir. Bob Marley de hayatını bu düşünce ve müzik üzerine adamış bir sanatçıydı.
Bazı insanlar Bob Marley’i sadece uyuşturucuyla ilişkilendiriyor. Ancak onun müziğinde ve hayatında barış, sevgi ve adalet gibi mesajlar da önemli bir yer tutuyor.
Kafenizin duvarlarında çok sayıda Bob Marley fotoğrafı var. Bu fotoğrafları seçerken nelere dikkat ettiniz ve sizin için en anlamlı olan hangisi?
Muammer Geçit: Burada benim için özel olan bir fotoğraf var. Fotoğrafların her birinin ayrı bir anlamı bulunuyor.
Bazı fotoğraflarda insanlar barış istiyor, bazıları savaş istiyor. Kimisi Allah’a dua ediyor, kimisi mücadele ediyor. Bob Marley’in hayatındaki farklı dönemleri ve yaşadığı olayları anlatan fotoğraflar seçtim.
Çiftçilik yapmış, sebzecilik yapmış, otobüs şoförlüğü yapmış, arkadaşlarıyla vakit geçirmiş, sahile gitmiş… Her fotoğrafta farklı bir hikâye ve anlam var.
Buraya gelen müşteriler de fotoğrafları beğeniyor. Şimdiye kadar “Burası kötü olmuş” diyen olmadı. Tam tersine, “Ne kadar güzel olmuş, elinize sağlık” diyorlar.

Kafenin tasarımını hazırlamak ne kadar sürdü? Bu süreçte fotoğrafları ve dekorasyonu seçerken nasıl bir çalışma yaptınız, ortaya çıkan mekân size ne hissettiriyor?
Muammer Geçit: Kafeyi bir günde veya birkaç günde hazırlamadım. Tasarım için yaklaşık 7-8 ay uğraştım. Fotoğrafların her birini tek tek inceledim. “Bu fotoğrafta ne olmuş, nereye gitmiş, nasıl olmuş?” diye düşündüm.
Buradaki her şey yaşanmış bir olaya dayanıyor. Bu nedenle çok emek verdim.
Şimdi içeri girdiğim zaman huzur ve mutluluk hissediyorum. Bu insanlara özenmedim; onların yaşamlarını ve hangi şartlarda neler başardıklarını anlamaya çalıştım.
İnsanların gelip burada fotoğraf çekmesi, arkadaşlarına göstermesi ve mekânı merak ederek tekrar gelmesi beni mutlu ediyor.
Çay ve bazı içecekleri 10 liradan satıyorsunuz. Fiyatlarınızı bu kadar uygun tutmanızın nedeni nedir ve müşterilerinizden nasıl tepkiler alıyorsunuz?
Muammer Geçit: Bir müşteri su alıyor, fiyatını soruyor. “10 lira” diyorum. “Ne kadar ucuzmuş” diyor. Bu beni mutlu ediyor.
Beş çay içiyor, 100 lira veriyor. Ben de “Çay 10 lira” diyorum. İnsanların şaşırması ve memnun olması hoşuma gidiyor.
Konya’da çay, su, sade soda, ayran ve küçük meyve sularını 10 liradan satıyorum. İnsanların alım gücünü zorlamak istemiyorum.
Bir insan sabah evden çıktığında yanında 50 lira varsa, birçok yerde bu para kısa sürede bitebilir. Ama burada 50 lirayla 2-3 saat oturabiliyor. Gönül rahatlığıyla çayını, suyunu içebiliyor.
Müşteri ürünü beğenmediği takdirde ücretini de almıyorum.
Jamaika kültürünü menünüze nasıl yansıtıyorsunuz? Alkolsüz kokteyllerinizden biraz bahseder misiniz?
Muammer Geçit: Jamaika’ya özgü alkolsüz kokteyller hazırlıyorum. Üç çeşit kokteylimiz var ve fiyatlarımız uygun. Müşterilerimize tattırmak istiyorum.
Buradaki bazı şişeleri görenler içki veya şarap olduğunu düşünüyor. Ancak kesinlikle öyle değil. İş yerimizde alkol bulunmuyor. Şişelerdeki ürünlerin tamamı meyve şurupları. Bunları kullanarak kokteyller hazırlıyorum.
Jamaika kültürünü kafenizde yaşatırken yemekleri de menünüze eklediniz mi? Jamaika mutfağının Konya damak tadıyla nasıl bir uyumu var?
Muammer Geçit: Jamaika yemek kültürüyle bizim yemek kültürümüz çok uyuşmuyor. Jamaika mutfağında çok fazla baharat ve sos kullanılıyor. İç Anadolu’da ise bu tarz baharat ve soslar çok fazla tercih edilmiyor.
Bu nedenle Jamaika yemeklerini menüye koymadım. Ancak Jamaika kültürünü içecekler ve mekanın dekorasyonu üzerinden yaşatmaya çalışıyorum.
Herkesi böyle bir ortamı görmeye davet ediyorum. Şirin ve nezih bir ortamımız var. Çalışma arkadaşlarımızla birlikte güzel bir hizmet sunmaya çalışıyoruz.
Kafenin dekorasyonunda kullandığınız Jamaika renklerini ve objeleri bulmak için nasıl bir hazırlık yaptınız? Bu süreçte sizi en çok zorlayan ne oldu ve ortaya çıkan mekân size ne hissettiriyor?
Muammer Geçit: Bu topları her yerde bulamadım. Konya’da toptancıları dolaştım. Tek tek satmıyorlardı, toplu satıyorlardı. Marketleri ve bakkalları da çok gezdim ama istediğim renkleri bulamadım.
Sonunda bu şekilde bulabildim. Sade olanları bulsaydım daha güzel olacaktı ama desenli olanlarla yetindim. Bu renkleri Jamaika’yı anımsatsın diye kullandım.
Çevredeki mahallelerde yaşayan çocuklardan da yardım istedim. Marketleri dolaşmalarını söyledim. Onlar da WhatsApp üzerinden buldukları ürünlerin fotoğraflarını bana gönderdiler.
Bu dekorasyonu hazırlamak için gerçekten çok emek verdim. Ancak sonunda ortaya çıkan mekândan mutluyum. İçeri girdiğimde huzur ve mutluluk hissediyorum.
Kafenizin çalışma saatleri nasıl? Çumra’dan her gün Konya’ya gidip geliyorsunuz; ulaşım ve günlük çalışma temponuz nasıl oluyor?
Muammer Geçit: Sabah 07.15’te açıyoruz, akşam 18.30’da kapatıyoruz. Ben Çumra’da oturuyorum ve her gün Çumra’dan Konya’ya gidip geliyorum. Otobüs ulaşımının olması da benim için avantaj.
Peki kafeye gelen müşteriler mekanı, dekorasyonu, hizmeti ve fiyatları nasıl değerlendiriyor? Burayı neden tercih ediyorlar?
Mehmet Korkmaz Dağ, 57: Ramazan’dan beri buraya geliyorum. Kafeye geldiğimde dekorasyon zaten vardı. Fotoğrafların kim olduğunu veya hikâyelerini çok fazla bilmiyorum. Ama mekân güzel, hoşuma gidiyor.
Ömer, 18: Arkadaşlarımla buraya gelip oturuyoruz. Keyifli bir yer. Hizmetten memnunuz. Fotoğraflardaki kişilerin kim olduğunu tam olarak bilmiyorum ama ortamı seviyoruz.
Amcalarımızla da beraber gelip çay ve kahve içiyoruz. Günümüzü burada geçiriyoruz. Sevdiğimiz bir yer olduğu için sürekli geliyoruz. Fiyatlar da çarşıdaki kafelere göre uygun.
Bob Marley’nin hayatından etkilendi, Konya’da 10 liraya çay satıyor
Altbaşlık / Spot: Bob Marley’nin barış, sevgi ve adalet mesajlarından etkilenen Muammer Geçit, Konya’da Jamaika temalı bir kafe kurdu. 7-8 aylık emekle hazırladığı mekanda çay ve bazı içecekleri 10 liradan müşterilerine sunuyor.
Bob Marley ve Jamaika müziğiyle tanışmanız nasıl oldu?
Muammer Geçit: Merhaba, hoş bulduk. İsmim Muammer Geçit. 1976 Çumra doğumluyum. Yıllardır esnaflık yapıyorum.
Bir gün internette gezerken bu müzikle karşılaştım. Müziği ve anlamı çok hoşuma gitti. Anadolu insanı olarak İngilizceyi çok fazla bilmiyoruz. Ancak şarkının altında Türkçe açıklamasını görünce dikkatimi çekti. Bob Marley’in şarkılarında barış, adalet, sevgi ve saygı gibi kavramların öne çıktığını gördüm.
Bunun üzerine biraz daha araştırmaya başladım. Joseph Hill ve Peter Tosh gibi Jamaikalı sanatçıları da keşfettim. Bu müzik ve kültür ilgimi çekti. Yaklaşık 11 yıldır bu müziklerle ilgileniyorum ve bundan büyük keyif alıyorum.
Bob Marley ve Jamaika’ya olan ilginizi neden bir kafeye taşımak istediniz? Mekanı bu konseptte tasarladığınızda müşterileriniz nasıl tepki verdi?
Muammer Geçit: Bir süre sonra Konya’da böyle bir yerin eksik olduğunu hissettim. Ben Çumralıyım ama Konya’da böyle bir mekân olması gerektiğini düşündüm ve kafemi bu anlayışla tasarladım.
Türkiye genelinde bu tarzda yaklaşık üç yer olduğunu biliyorum. Ancak bana göre en güçlü konsept Konya’daki. Bu nedenle mutluyum.
Buraya gelen müşteriler, duvarlardaki insanların kim olduğunu soruyor. Ben de hepsini anlatıyorum. Gün boyunca bu müzikleri dinletiyorum. Bazı müşterilere şarkıların İngilizce sözlerinin Türkçe anlamlarını da anlatıyorum. Onların da hoşuna gidiyor. İşletmemizi sevgi çerçevesinde yürütüyoruz.
İş yerimden ve yaptığım işten çok mutluyum. Artık insanlar da Mosfregi Cafe’yi benimsedi.
Menünüzde neler var ve uygun fiyat politikanızın yanı sıra müşterilerinize farklı ürünleri nasıl tanıtıyorsunuz?
Muammer Geçit: Fiyatlarımız uygun olduğu için insanlar günden güne daha fazla gelmeye başladı. Küçük, nezih ve şirin bir ortamımız var.
Menümüz de geniş. Tost, köfte ve pizza çeşitlerinin yanı sıra milkshake ve soğuk meyve içecekleri yapıyoruz. Bunları uygun fiyatlarla sunuyorum.
İnsanlarımız bazı şeyleri bilsin istiyorum. Mesela 70 yaşındaki bir insan milkshake’in ne olduğunu bilmiyor olabilir. Ben ona tanıtıyorum, gerekirse ikram ediyorum. Tadına bakıp “Çok güzelmiş” diyor. Bu şekilde hizmet vermeye çalışıyorum.
İnsanların Bob Marley ve Rastafari kültürü hakkındaki önyargılarıyla karşılaşıyor musunuz? Siz bu kültürü nasıl anlatıyorsunuz?
Muammer Geçit: Bazen insanların tepkisi, “Bu insanlar farklı mı?” şeklinde oluyor. Anadolu kültüründe bazı insanlar yabancılara “gavur” diyebiliyor. Ama bu doğru değil.
Rastafari, kendine özgü bir inanç ve yaşam anlayışına sahip. Bu kültürde insanları aldatmak, terazide hile yapmak, az çalışıp çok para kazanmak gibi bir anlayış olmadığını düşünüyorum.
Rastafari demek, sadece uzun saçlı olmak da değildir. Bob Marley de hayatını bu düşünce ve müzik üzerine adamış bir sanatçıydı.
Bazı insanlar Bob Marley’i sadece uyuşturucuyla ilişkilendiriyor. Ancak onun müziğinde ve hayatında barış, sevgi ve adalet gibi mesajlar da önemli bir yer tutuyor.
Kafenizin duvarlarında çok sayıda Bob Marley fotoğrafı var. Bu fotoğrafları seçerken nelere dikkat ettiniz ve sizin için en anlamlı olan hangisi?
Muammer Geçit: Burada benim için özel olan bir fotoğraf var. Fotoğrafların her birinin ayrı bir anlamı bulunuyor.
Bazı fotoğraflarda insanlar barış istiyor, bazıları savaş istiyor. Kimisi Allah’a dua ediyor, kimisi mücadele ediyor. Bob Marley’in hayatındaki farklı dönemleri ve yaşadığı olayları anlatan fotoğraflar seçtim.
Çiftçilik yapmış, sebzecilik yapmış, otobüs şoförlüğü yapmış, arkadaşlarıyla vakit geçirmiş, sahile gitmiş… Her fotoğrafta farklı bir hikâye ve anlam var.
Buraya gelen müşteriler de fotoğrafları beğeniyor. Şimdiye kadar “Burası kötü olmuş” diyen olmadı. Tam tersine, “Ne kadar güzel olmuş, elinize sağlık” diyorlar.
Kafenin tasarımını hazırlamak ne kadar sürdü? Bu süreçte fotoğrafları ve dekorasyonu seçerken nasıl bir çalışma yaptınız, ortaya çıkan mekân size ne hissettiriyor?
Muammer Geçit: Kafeyi bir günde veya birkaç günde hazırlamadım. Tasarım için yaklaşık 7-8 ay uğraştım. Fotoğrafların her birini tek tek inceledim. “Bu fotoğrafta ne olmuş, nereye gitmiş, nasıl olmuş?” diye düşündüm.
Buradaki her şey yaşanmış bir olaya dayanıyor. Bu nedenle çok emek verdim.
Şimdi içeri girdiğim zaman huzur ve mutluluk hissediyorum. Bu insanlara özenmedim; onların yaşamlarını ve hangi şartlarda neler başardıklarını anlamaya çalıştım.
İnsanların gelip burada fotoğraf çekmesi, arkadaşlarına göstermesi ve mekânı merak ederek tekrar gelmesi beni mutlu ediyor.
Çay ve bazı içecekleri 10 liradan satıyorsunuz. Fiyatlarınızı bu kadar uygun tutmanızın nedeni nedir ve müşterilerinizden nasıl tepkiler alıyorsunuz?
Muammer Geçit: Bir müşteri su alıyor, fiyatını soruyor. “10 lira” diyorum. “Ne kadar ucuzmuş” diyor. Bu beni mutlu ediyor.
Beş çay içiyor, 100 lira veriyor. Ben de “Çay 10 lira” diyorum. İnsanların şaşırması ve memnun olması hoşuma gidiyor.
Konya’da çay, su, sade soda, ayran ve küçük meyve sularını 10 liradan satıyorum. İnsanların alım gücünü zorlamak istemiyorum.
Bir insan sabah evden çıktığında yanında 50 lira varsa, birçok yerde bu para kısa sürede bitebilir. Ama burada 50 lirayla 2-3 saat oturabiliyor. Gönül rahatlığıyla çayını, suyunu içebiliyor.
Müşteri ürünü beğenmediği takdirde ücretini de almıyorum.
Jamaika kültürünü menünüze nasıl yansıtıyorsunuz? Alkolsüz kokteyllerinizden biraz bahseder misiniz?
Muammer Geçit: Jamaika’ya özgü alkolsüz kokteyller hazırlıyorum. Üç çeşit kokteylimiz var ve fiyatlarımız uygun. Müşterilerimize tattırmak istiyorum.
Buradaki bazı şişeleri görenler içki veya şarap olduğunu düşünüyor. Ancak kesinlikle öyle değil. İş yerimizde alkol bulunmuyor. Şişelerdeki ürünlerin tamamı meyve şurupları. Bunları kullanarak kokteyller hazırlıyorum.
Jamaika kültürünü kafenizde yaşatırken yemekleri de menünüze eklediniz mi? Jamaika mutfağının Konya damak tadıyla nasıl bir uyumu var?
Muammer Geçit: Jamaika yemek kültürüyle bizim yemek kültürümüz çok uyuşmuyor. Jamaika mutfağında çok fazla baharat ve sos kullanılıyor. İç Anadolu’da ise bu tarz baharat ve soslar çok fazla tercih edilmiyor.
Bu nedenle Jamaika yemeklerini menüye koymadım. Ancak Jamaika kültürünü içecekler ve mekanın dekorasyonu üzerinden yaşatmaya çalışıyorum.
Herkesi böyle bir ortamı görmeye davet ediyorum. Şirin ve nezih bir ortamımız var. Çalışma arkadaşlarımızla birlikte güzel bir hizmet sunmaya çalışıyoruz.
Kafenin dekorasyonunda kullandığınız Jamaika renklerini ve objeleri bulmak için nasıl bir hazırlık yaptınız? Bu süreçte sizi en çok zorlayan ne oldu ve ortaya çıkan mekân size ne hissettiriyor?
Muammer Geçit: Bu topları her yerde bulamadım. Konya’da toptancıları dolaştım. Tek tek satmıyorlardı, toplu satıyorlardı. Marketleri ve bakkalları da çok gezdim ama istediğim renkleri bulamadım.
Sonunda bu şekilde bulabildim. Sade olanları bulsaydım daha güzel olacaktı ama desenli olanlarla yetindim. Bu renkleri Jamaika’yı anımsatsın diye kullandım.
Çevredeki mahallelerde yaşayan çocuklardan da yardım istedim. Marketleri dolaşmalarını söyledim. Onlar da WhatsApp üzerinden buldukları ürünlerin fotoğraflarını bana gönderdiler.
Bu dekorasyonu hazırlamak için gerçekten çok emek verdim. Ancak sonunda ortaya çıkan mekândan mutluyum. İçeri girdiğimde huzur ve mutluluk hissediyorum.
Kafenizin çalışma saatleri nasıl? Çumra’dan her gün Konya’ya gidip geliyorsunuz; ulaşım ve günlük çalışma temponuz nasıl oluyor?
Muammer Geçit: Sabah 07.15’te açıyoruz, akşam 18.30’da kapatıyoruz. Ben Çumra’da oturuyorum ve her gün Çumra’dan Konya’ya gidip geliyorum. Otobüs ulaşımının olması da benim için avantaj.
Peki kafeye gelen müşteriler mekanı, dekorasyonu, hizmeti ve fiyatları nasıl değerlendiriyor? Burayı neden tercih ediyorlar?
Mehmet Korkmaz Dağ, 57: Ramazan’dan beri buraya geliyorum. Kafeye geldiğimde dekorasyon zaten vardı. Fotoğrafların kim olduğunu veya hikâyelerini çok fazla bilmiyorum. Ama mekân güzel, hoşuma gidiyor.
Ömer, 18: Arkadaşlarımla buraya gelip oturuyoruz. Keyifli bir yer. Hizmetten memnunuz. Fotoğraflardaki kişilerin kim olduğunu tam olarak bilmiyorum ama ortamı seviyoruz.
Amcalarımızla da beraber gelip çay ve kahve içiyoruz. Günümüzü burada geçiriyoruz. Sevdiğimiz bir yer olduğu için sürekli geliyoruz. Fiyatlar da çarşıdaki kafelere göre uygun.