Beyşehir Gölü, yaz döneminde yaşanan şiddetli kuraklık nedeniyle su seviyesinin düşmesi ve kıyı şeridinde yüzlerce metreye varan çekilmelerle gündeme gelmişti. Konya ve Isparta illeri sınırlarında yer alan göl, son yağışların ardından yeniden su tutmaya başladı.
Dağlardan eriyen kar suları ve debisi artan su kaynaklarının yanı sıra, yüzde 100 doluluk seviyesine ulaşan Prof. Dr. Yılmaz Muslu Barajı’ndan Gembos Derivasyonu kanalı aracılığıyla aktarılan takviye sular da gölü besledi. Son durum, havadan çekilen dron görüntüleriyle gözler önüne serildi.
“Beyşehir Gölü yaşıyor”
Beyşehir Kültür, Turizm ve Doğa Derneği Başkanı Mustafa Büyükkafalı, yaz döneminde gölün kuruduğuna yönelik iddialar üzerine “Beyşehir Gölü yaşıyor, ölmedi” etkinliği düzenlediklerini hatırlattı.
Son yağışların sevindirici olduğunu belirten Büyükkafalı, özellikle Çamlık, Derebucak ve Yeşildağ hattından göle doğru ciddi su akışı gözlemlediklerini söyledi. Yer altı sularının dolmaya başladığını ifade eden Büyükkafalı, Antalya ve Isparta yönüne boşa akan bazı suların Beyşehir Gölü’ne yönlendirilmesine yönelik çalışmalar yürütüldüğünü dile getirdi.
Şehir kıyısında toparlanma zaman alacak
Göl sularında şişme yaşandığını, açılan alanların ve adacıkların yeniden kapanmaya başladığını aktaran Büyükkafalı, Beyşehir kent merkezi kıyısındaki görünümün eski haline dönmesinin ise zaman alabileceğini belirtti.
Yağışlara ihtiyaç olduğunu vurgulayan Büyükkafalı, su tasarrufu çağrısında bulunarak israfın önlenmesi ve göl suyunun dikkatli kullanılması gerektiğini söyledi.
Taşkın uyarısı
Büyükkafalı ayrıca, tam kapasiteye ulaşan Prof. Dr. Yılmaz Muslu Barajı’ndan Gembos iletim kanallarıyla göle aktarılan suların, dere ve akarsu yataklarının yetersiz kalması nedeniyle bazı bölgelerde taşkına yol açtığını ifade etti. Göle ulaşması gereken suların bir kısmının ekili alanlarda yayılarak boşa gittiğine dikkat çekti.
Bu yıl gölün eski özlenen seviyelerine ulaşmasının zor göründüğünü dile getiren Büyükkafalı, su seviyesinin yasal koduna yaklaşabileceğini ya da bir miktar üzerine çıkabileceğini düşündüklerini belirtti. Anamas Dağı zirvesinde yaklaşık 1 metre kar bulunduğunu ancak geçmiş yıllarda bu seviyenin 5-6 metreyi bulduğunu hatırlattı.
Son yağışların umut verici olduğunu kaydeden Büyükkafalı, önümüzdeki günlerde de yağmur ve kar beklendiğini sözlerine ekledi.
