Konya Bedesteni’nde çocukluğundan bu yana aynı dükkânda çalışan Hasan Küçükkoç, hem mesleği hem de samimi üslubuyla son dönemde sosyal medyada büyük ilgi görüyor. Babasının yanında öğrendiği ayakkabı tamirciliğini 35 yıldır sürdüren Küçükkoç, Facebook, Instagram ve TikTok’ta paylaştığı videolar sayesinde yurt içi ve yurt dışından birçok ziyaretçiyi Bedesten’e çekiyor.
“İşlerim zaten çok şükür iyiydi ama sosyal medyanın etkisi çok büyük oldu” diyen Küçükkoç, bu ilginin ailesi tarafından da olumlu karşılandığını belirtiyor. Sosyal medyayı doğru kullandığını vurgulayan Küçükkoç, “Ailem de ben de ne yaptığımızı biliyoruz, o yüzden herhangi bir olumsuz tepkiyle karşılaşmadım” ifadelerini kullanıyor.
‘Annouv!’ Konyaspor’la Doğdu
Hasan Küçükkoç’un kısa sürede tanınmasını sağlayan “Annouv!” sloganının çıkış noktası ise Konyaspor. İlhan Palut döneminde Konyaspor’un başarılı bir sezon geçirdiğini hatırlatan Küçükkoç, o günleri şöyle anlatıyor:
“O zamanlar Konyaspor ikinci sıradaydı, Konya’da herkesi yeniyordu. Bir gün ‘Ne Konyaspor’muş be, annovv!’ dedim. O söz patladı ama bu kadar etkisi olacağını ben de beklemiyordum.”
Konyaspor’a olan bağlılığını her fırsatta dile getiren Küçükkoç, maçlara gittiğini, takımın aldığı mağlubiyetlerin moralini ciddi şekilde etkilediğini söylüyor. “Maça gidiyorum, dört etliekmek yiyorum, stres oluyor. Konyaspor yenilince o etliekmekler bile dokunuyor” sözleriyle yaşadığı duyguyu mizahi bir dille anlatıyor.
“Konyaspor Bir Markadır”
Konyaspor’un sadece bir futbol takımı değil, şehrin markası olduğunu vurgulayan Küçükkoç, takımın Türkiye genelinde daha güçlü şekilde temsil edilmesi gerektiğini savunuyor. “İstiyoruz ki Konyaspor yukarılarda olsun, şehri temsil etsin. Anadolu takımları arasında adı duyulsun” diyor.
Zanaatkârlık Bitiyor Uyarısı
Bedesten’de çırak bulmanın neredeyse imkânsız hale geldiğini belirten Küçükkoç, şu sözlerle yetkililere sesleniyor:
“Maalesef bizden sonraki nesil yok. Okuyan çocuk okusun, buna karşı değilim. Ama kapasitesi olmayan çocuk okulda zorla tutulmasın. El becerisi olan çocuk zanaatkâr olsun; berber, tornacı, kaportacı, terzi olsun.”
Zorunlu eğitimin bu haliyle fayda değil zarar verdiğini savunan Küçükkoç, “Bu sistem şu anda kanser gibi. Çocuğu özgür bırakmak lazım” ifadelerini kullanıyor.
Yurt Dışından Gelen Misafirler
Sosyal medya sayesinde dükkânının artık sadece Konya’ya değil, Avrupa’ya da hitap ettiğini söyleyen Küçükkoç, Almanya, Belçika, Hollanda ve Avusturya’dan gelen gurbetçilerin Bedesten’e uğradığını belirtiyor. Dükkânında Türk bayrağı ve Konyaspor bayrağının sürekli asılı olduğunu da belirtiyor.
Kaliteli Ayakkabı Uyarısı
Mesleği gereği vatandaşlara da bir çağrıda bulunan Küçükkoç, ucuz ve kalitesiz ayakkabıların ayak sağlığına zarar verdiğini söylüyor:
“İmitasyon ayakkabılar hem sağlığa zararlı hem de koku yapıyor. Kaliteli ayakkabıya verilen para hiçbir zaman boşa gitmez.”
Dükkânında ayakkabı tamiri, taban değişimi, fermuar yenileme ve boya gibi birçok işlem yaptığını belirten Küçükkoç, Bedesten’e yolu düşen herkesi davet ediyor.
“Kapı Camii’nin şadırvanının yanında, ‘Annovv!’ deyin beni bulurlar” diyerek sözlerini tamamlıyor.
