• Hakkımızda
  • Künye
  • Reklam Verin
  • Bize Ulaşın
  • Bizimle Çalışmak İster Misiniz?
Cuma, Ekim 23, 2026
Sonuç bulunamadı
Tüm Sonuçları Görüntüle
Konya Haber
  • Konya Haber
  • Konya
  • Selçuklu
  • Karatay
  • Meram
  • Konyaspor
  • Konya Haber TV
Konya Haber
Sonuç bulunamadı
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Konya Haber
  • Konya
  • Konyaspor
  • İş Dünyası
  • Bizimle Çalışmak İster Misiniz?

Konya Haber > Konya > Aydoğan, İzmir’deki Konyalıların yıllara yayılan mücadelesini anlattı

Aydoğan, İzmir’deki Konyalıların yıllara yayılan mücadelesini anlattı

Uluslararası Konyalılar Konfederasyonu Genel Başkanı Mehmet Aydoğan, Konya Aydınlar Ocağı’nda düzenlenen programda İzmir’deki Konyalıların sivil toplum, ticaret, eğitim, çevre ve sosyal yardım alanlarında yürüttüğü çalışmaları anlattı. Aydoğan, Konya ile İzmir arasında gönül köprüsü kurma hedeflerini ve projelerini paylaştı.

Haber Merkezi Haber Merkezi
22 Ekim 2026 - 14:05
in Konya, Kültür & Sanat
(Fotoğrafçı: Konya Aydınlar Ocağı)

(Fotoğrafçı: Konya Aydınlar Ocağı)

REKLAM

Uluslararası Konyalılar Konfederasyonu Genel Başkanı Mehmet Aydoğan, Konya Aydınlar Ocağı’nın Selçuklu Salı Sohbetleri programında sivil toplum çalışmalarını, İzmir’de yaşayan Konyalıların faaliyetlerini ve Konya’nın gelişimi için yürüttükleri girişimleri anlattı.

“Gönül köprüsü kuruyoruz”

Konya Aydınlar Ocağı’nın düzenlediği Selçuklu Salı Sohbetleri’nin bu haftaki konuğu, Uluslararası Konyalılar Konfederasyonu Genel Başkanı Mehmet Aydoğan oldu. İzmir’de yaşayan ve memleketi Konya ile bağını hiçbir zaman koparmayan Aydoğan, programda hatıralarını paylaşırken ulusal ve uluslararası düzeyde Konya misyonu ve vizyonuna ilişkin görüşlerini de dile getirdi.

Konevi Derneği salonunda düzenlenen programın açılış konuşmasını yapan Konya Aydınlar Ocağı Başkanı Dr. Mustafa Güçlü, öğrencilik yıllarından bu yana kültüre, vatana ve sisteme damga vurmak, etki alanlarını genişletmek için mücadele ettiklerini söyledi.

Pek çok alanda eksiklikleri olduğunu fark ettiklerini belirten Güçlü, mesleki yoğunluk nedeniyle eğitim yoluyla bu eksiklikleri gideremediklerini, bu nedenle konferanslardan ve kültürel faaliyetlerden yararlandıklarını ifade etti.

Güçlü, “31 sene önce de Aydınlar Ocağında Salı Sohbetlerini başlattık ve hiç de aksatmadık” dedi.

Tarihte iki yenilgisini Cezzar Ahmet Paşa ve Konyalı Koçbeker Ağa’dan alan, Anadolu ve İstanbul’u ele geçirerek “Güneş Ülke Fransa’yı” yeniden ihya etmeyi amaçlayan Napolyon’un, haritaya bakarak “Dünya tek devlet olsaydı ana gövdesi Türkiye, başkenti de İstanbul olurdu” dediğini hatırlatan Güçlü, İstanbul’un dünya başkenti olduğu görüşünü dile getirdi.

Güçlü, “Haritaya km bakarsa baksın, İstanbul dünyanın başkentidir, bunu kimse değiştiremez. Biz Konyalılar olarak ikinci, üçüncü derecedeki özelliğimi devam ettirmek derdindeyiz” diye konuştu.

(Fotoğrafçı: Konya Aydınlar Ocağı)

1975’te başlayan sivil toplum çalışmaları

Daha sonra kürsüye gelen Uluslararası Konyalılar Konfederasyonu Genel Başkanı Mehmet Aydoğan, sivil toplum faaliyetlerinin önemine ve zorluklarına dikkat çekti. Aydoğan, 19 yaşındayken gençleri sokaklardan ve kahvehane köşelerinden uzaklaştırmak amacıyla Beyşehir Gönenspor Kulübünü kurduğunu belirtti.

Aydoğan, “Ben 19 yaşımdayken 1975’de sokaktan çocukları, kahvehane köşelerinden gençleri kurtarmak için Beyşehir Gönenspor kulübünü kurdum. 1985 yılında Ege Bölgesi Konyalılar Derneği’ni kurdum. 1996 yılında İzmir’de Konyalılar Kültür ve Yardımlaşma Vakfını kurdum” dedi.

İzmir’deki geçmişlerinin yüz yılı aştığını vurgulayan Aydoğan, dedesi Yusuf’un Çanakkale Savaşı sırasında yaşadıklarını anlattı.

Aydoğan, “1926’de ölen ve İzmir Karabağlar’da mezarı olan Beyşehirliler var. Çanakkale Savaşında topçu iki arkadaş İzzettin ile dedem Yusuf yoğun İngiliz saldırısı sırasında (Kalan, ölenin adını çocuğuna versin) diye kavilleşmişler. İzzettin orada parça parça olup şehit düşmüş, dedemin de de sol kolu parçalanmış” ifadelerini kullandı.

Yaralıların ve sağ kalanların gemiyle İngiltere’ye götürüldüğünü belirten Aydoğan, dedesinin hastanede karşılaştığı İngiliz doktorla birbirlerini tanıdıklarını ve kucaklaştıklarını söyledi.

Aydoğan, ailesinin “Seyit gil” olarak anıldığını, köylerinde varlıklı bir aile olduklarını ve dedesinin İngiliz hastanesinde karşılaştığı doktorun daha önce köylerinde ve çevre köylerde imamlık ve vaizlik yaptığını anlattı. Doktorun ailelerinin evinde kaldığını ve dedesinin ona baktığını belirten Aydoğan, bu olayın kendisinde uyandırdığı düşünceleri şöyle aktardı:

“Düşünebiliyor musunuz; Kurutuluş Savaşından evvel İngiltere nasıl bir hesap kitap yapmış! Bir ülkeyi ele geçirmek için ajanlar yetiştirmiş, oranın dilini, dinin öğretip, orada imamlık yaptıracak seviyeye getirip köylere göndermiş. Bu dehşet verici bir şey. Ülke olarak bu konularda tedbirli olmamız lâzım. Asrılar evvel adamlar Türk Enstitüleri kurmuşlar. DNA’larımızı, zafiyetlerimizi biliyorlar.”

(Fotoğrafçı: Konya Aydınlar Ocağı)

İzmir’deki Konyalıların ticaret geçmişi

Dedesi Yusuf’un doktorun ilgisiyle tedavi edilerek Türkiye’ye gönderildiğini anlatan Aydoğan, İzmir’e geldiğinde maddi imkânsızlıklar nedeniyle Konya’ya dönemediğini ve bir süre limanda hamallık yaptığını söyledi.

Aydoğan, dedesinin bir miktar para biriktirdikten sonra Beyşehir’e geldiğini ancak geçim sıkıntısı nedeniyle yeniden İzmir’e giderek orada yaşamaya karar verdiğini belirtti. Dedesinin limanda ve farklı yerlerde hamallık yaptığını, kahvehane işlettiğini, daha sonra kuru kahveci Ermeni ve Yahudilerin yanında çalışarak çolak koluyla kahve dövdüğünü anlattı.

Çalışkanlığının diğer esnafların dikkatini çektiğini ifade eden Aydoğan, esnafın dedesinden köyden başka kişileri de İzmir’e getirmesini istediğini söyledi. Böylece Gönen’den 15 kişinin daha İzmir’e gittiğini kaydetti.

Aydoğan, o dönemde kapitülasyonlar nedeniyle kuru kahve ve baharat sektöründe gayrimüslimlere ayrıcalık tanındığını ve Konyalıların dükkân açamadığını belirtti. Konyalı bir valinin göreve gelmesinin ardından kendisiyle görüştüklerini ve dükkân açmak istediklerini ilettiklerini anlatan Aydoğan, valinin durumu hükümete yazıyla bildirdiğini, bir ay sonra da Türklerin kuru kahve ve baharat ticareti yapabileceğine ilişkin yanıt geldiğini aktardı.

Bunun üzerine bazı Konyalıların çalıştıkları iş yerlerine ortak olduğunu, bazılarının ise dükkânları devraldığını belirten Aydoğan, ticaretteki değişimi şöyle anlattı:

“Ermeni ve Yahudiler de perakendecilikten toptancılığa geçmiş. Bizimkiler toptancılığa yükselince onlar ithalatçı olmuş. Benim amcamın oğlu halen kuru kahve işi yapar ve gemilerle Amerika’dan, Hindistan’dan kahve, baharat getirir ama yerinden bile alsanız; Yahudi sistemi kurmuş, Ortadoğu Distribütörlüğü adı altında payını alıyor.”

Beyşehir’in Gönen köyünden İzmir’de 950 hane bulunduğunu belirten Aydoğan, birlik ve beraberliklerinin sürdüğünü, kuru kahve ve baharat sektöründeki varlıklarını da koruduklarını söyledi.

Konya Milletvekili Mehmet Keçeciler’in Devlet Bakanı ve Genel Başkan Yardımcısı olduğu dönemlerde hem köyleriyle hem de İzmir’de yaşayan Konyalılarla yakından ilgilendiğini ve destek verdiğini anlatan Aydoğan, köylerinin asfaltlanmasının sağlandığını, diğer ihtiyaçların karşılanması için de birlikte çalıştıklarını ifade etti.

Aydoğan, ilk dönemlerde spor kulübünde oynayan arkadaşlarının çoğunun daha sonra önemli iş insanları ve vergi rekortmenleri olduğunu da kaydetti.

(Fotoğrafçı: Konya Aydınlar Ocağı)

Konya’nın ihtiyaçlarını gündeme taşıdılar

Konya’nın ihtiyaçlarını dile getirmek amacıyla 1996 yılında Çağrı adıyla bir gazete çıkardıklarını belirten Aydoğan, doğalgaz başta olmak üzere pek çok konuyu gündeme taşıdıklarını söyledi.

Aydoğan, KOP projesinin hayata geçirilmesi, hızlı trenin Konya’ya gelmesi, askerî havaalanının sivil trafiğe açılması, Beyşehir Gölü’nün kurtarılması, sanayi sitelerinin kurulması ve savunma sanayisine yön verilmesi gibi konularda çalışmalar yaptıklarını anlattı.

1991-1992 yıllarında bir dergi çıkardıklarını ve Huğlu ile Üzümlü’deki silah fabrikalarına dikkat çektiklerini belirten Aydoğan, bu fabrikalara savunma sanayisinde iş verilmesini önerdiklerini ifade etti.

Aydoğan, “Şimdi Savunma Sanayi yetkilileri oradan ayrılmıyor” dedi.

Beyşehir Gölü için Cumhurbaşkanı Demirel’le görüştüler

Beyşehir Gölü’nün millî park ilan edilmesi için yürüttükleri girişimleri de anlatan Aydoğan, Konya Milletvekili Ali Günaydın’ın, Mehmet Keçeciler’den sonra kendilerine en fazla destek veren isim olduğunu söyledi.

Beyşehir Dernek Başkanı Salih Aydemir’in gölle ilgili hazırlanan raporları kendileriyle paylaşmasının ardından Ali Günaydın’dan Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ile görüşme talebinde bulunduklarını belirten Aydoğan, Konya derneklerinin başkanlarıyla birlikte ziyarete gittiklerini aktardı.

O dönemde Kıreli kasabasının referandumla Isparta’ya bağlanmasının da gündemde olduğunu söyleyen Aydoğan, bunun Beyşehir Gölü’nün suyunun tamamını Isparta’ya almak için hazırlanan bir planla bağlantılı olduğunun kendilerine söylendiğini ifade etti.

Ziyaret sırasında Demirel’e kendisi hakkında yakışıksız bir söz dolaştığını anlattığını belirten Aydoğan, görüşmede yaşananları şu sözlerle aktardı:

“Sayın demirel bana dolmakalem hediye ederken (Konya’da doğmamış ama memleketinin bütün meselelerine hâkim, bana rakamlar söylüyor. Bir de aba altından sopa gösteriyor) diyerek hem methetti hem de latifede bulundu. Taleplerimizle ilgili bütün yazıların altına da (Cumhurbaşkanına ve Dernek Başkanına bütün safahatta bilgi verilsin) diye de not ekledi.”

“Hiçbir siyasi partinin arka bahçesi olmadık”

Dernek ve vakıf olarak bütün siyasi partilerle çalıştıklarını vurgulayan Aydoğan, buna rağmen herhangi bir partinin gölgesinde kalmadıklarını söyledi.

Aydoğan, “Buna rağmen hiçbir siyasi partinin gölgesinde, bayrağının altında, arka bahçesi olmadık. Turgut Özal, Süleyman Demirel, Mesut Yılmaz, Tansu Çiller; Alparslan Türkeş, Muhsin Yazıcıoğlu Vakıftan çıkmazdı. Ben birinin tarafı olsaydım, diğerleri gelmezdi” dedi.

Abdullah Gül ve Recep Tayyip Erdoğan’ın parti kurdukları dönemde İzmir teşkilatını Konyalılar Vakfında oluşturduklarını belirten Aydoğan, Emine Erdoğan’ın ziyareti sırasında eşinin bin kadını bir araya topladığını anlattı.

Mehmet Keçeciler’in ANAP Genel Başkanlığına aday olduğu dönemde İzmir’e gelişinde bin 100 araçlık konvoyla karşılandığını hatırlatan Aydoğan, 1994 seçimlerinde Mesut Yılmaz’ın ısrarıyla Konak Belediye Başkanlığına aday gösterildiğini söyledi.

Merhum Burhan Özfatura’nın İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde bir yıl başkan vekilliği yaptığını belirten Aydoğan, AK Parti’nin kuruluş sürecinde vakfın 22 asil ve 22 yedek yönetim kurulu üyesinin tamamının kurucu olduğunu ifade etti. Vakıftan toplam 37 belediye ve il genel meclisi üyesi çıktığını da kaydetti.

Aydoğan, AK Parti’nin kuruluş döneminde yaşadığı bir konuşmayı şöyle aktardı:

“Ben Kurucu İlk Başkan Yardımcısı olarak evrakları Emniyet’e götürdüğümde Müdür, (Başkanım sen entelektüel bir adamsın. Yarın çoluğun-çocuğun asker polis olamaz) dedi. Vizyon budur; 25 senedir, eksiğine noksanına rağmen Türkiye’yi yönetiyor. Siyasi dengeleri çok iyi güttük.”

İzmir’de orman ve çevre projeleri

Konya Milletvekili ve Orman Bakanı Vefa Tanır’ın kendilerini ziyaret ettiği sırada İzmir’in en büyük ormanlarından birini kurmayı önerdiğini anlatan Aydoğan, bu fikrin Tanır tarafından olumlu karşılandığını söyledi.

Aydoğan, Gaziemir’deki büyük bir yanmış arazinin Konyalılar Vakfına tahsis edildiğini ve 1992’den itibaren yüz binlerce fıstık çamı diktiklerini belirtti.

“İzmir’in oksijenini bizim ormanlarımız üretiyor. Ayrıca Ege Orman Vakfı ile büyük çalışmamız oldu. TEMA Vakfı ile Bakırçay havzasında milyonlarca palamutu toprağa bıraktık. Konyalılar İzmir’in en büyük çevrecisi oldu” diyen Aydoğan, çevre çalışmalarına ilişkin bilgi verdi.

(Fotoğrafçı: Konya Aydınlar Ocağı)

Hastane, eğitim ve sosyal yardım çalışmaları

Balkanların en büyük Tülay Aktaş Kanser Araştırma ve Kemik İliği Transplantasyon Hastanesinin kurucusu ve genel sekreteri olduğunu hatırlatan Aydoğan, her yıl düzenledikleri sema törenlerinden elde edilen geliri hastaneye aktardıklarını söyledi.

Kan tahlillerinin yüksek ücretlerle yurt dışında yaptırıldığını belirten Aydoğan, bir hayırseverin desteğiyle gerekli cihazı temin ettiklerini ve tahlilleri kendilerinin yapmaya başladıklarını ifade etti.

Anadolu’dan gelen hastaların yakınlarının arabalarında uyumak zorunda kaldığını anlatan Aydoğan, hastanenin yanına 60 yataklı bir hasta bakım evi ve küçük bir otel yaptıklarını söyledi. Daha sonra askıda yatak uygulamasını başlattıklarını belirten Aydoğan, 9 Eylül Üniversitesinin de bu hizmeti kendi onkoloji birimi için talep ettiğini ve aynı bakım evini oraya da inşa ettiklerini kaydetti.

Aydoğan, arkadaşlarının yedi-sekiz cami ve aynı sayıda okul yaptırdığını, derslikler oluşturduğunu ve hastanelere cihazlar aldığını anlattı. Beş bin çocuğun sünnetini yaptırdıklarını, Mehir Vakfı ile iş birliği içinde toplu düğünler düzenlediklerini de belirtti.

Yardımlarda memleket ayrımı yapmadıklarını vurgulayan Aydoğan, on binlerce öğrenciye kitap, kırtasiye ve burs desteği verdiklerini söyledi.

Aydoğan, “Bursu da, hemşeri ayrımı yapmadan veriyoruz. Türkiye’de hemşeri olmayana burs veren dernek/vakıf bizden başka kimse yok” dedi.

Uluslararası projeler ve genç liderlik çalışmaları

Çalışmalarına ilişkin bilgi vermeyi sürdüren Aydoğan, 2005 yılında bakanlar, valiler, generaller, rektörler, dekanlar ve devletin üst kademelerinde görev yapmış isimlerden oluşan 100 kişilik bir bilim heyeti kurduklarını söyledi.

Yasalara giren yönetmelikler hazırladıklarını ve uluslararası düzeyde 13 hibe projesi yürüttüklerini belirten Aydoğan, İngiltere Krallığı’ndan aldıkları İnovatif Genç Lider Projesi’ne bin 200 kişinin başvurduğunu, bunlardan 100’ünün seçildiğini anlattı.

Yurt içinden ve yurt dışından seçkin akademisyenlerin ders verdiği programa Hamza Dağ ve Cemal Bekle’nin de katıldığını belirten Aydoğan, Dağ’ın AK Parti Genel Başkan Yardımcılığına, Bekle’nin ise Merkez Karar’a atandığını söyledi.

Aydoğan, “2006’da biz projeyi yaptık, ertesi yılı Avrupa Birliği İnivatif yıl ilan etti” dedi.

İslam Kalkınma Bankası ile meslek öğretme projesi de yaptıklarını aktaran Aydoğan, projenin Türkiye’de Bakanlık halk eğitimlerinde uygulandığını, Suudi Arabistan’ın bütün illerinde de hayata geçirildiğini ifade etti.

(Fotoğrafçı: Konya Aydınlar Ocağı)

“Gönül Köprüsü Projesi’ni Türkiye projesi haline getirmek istiyoruz”

İzmir ile Konya arasında gönül köprüsü kurmak amacıyla bir grup insanı mavi trenle Konya’ya getirerek şehri gezdirdiklerini anlatan Aydoğan, organizasyonun büyük yankı uyandırdığını söyledi.

Aydoğan, CHP’li olarak bilinen bir televizyoncunun programda yaptığı değerlendirmeyi şöyle aktardı:

“Ben Konyalıları verdikleri oy nedeniyle eleştiriyordum. Konya’daki belediye hizmetlerini gördükten sonra Konya’da yaşamayı, hatta oy vermeyi bile düşünebilirim.”

İzmir’de insanların belediye hizmetlerini eleştirdiğini ve Konya’yı gördükten sonra iki şehri karşılaştırdığını belirten Aydoğan, Konya’daki hizmetlerin talep edildiğini söyledi.

Aydoğan, “Bizim bir şey söylememize gerek yok, insanlar kendisi değerlendirsin” dedi.

Gönül Köprüsü Projesi’ni Türkiye çapında bir projeye dönüştürmek için çalıştıklarını belirten Aydoğan, Türkiye’nin en büyük Gönül Köprüsü Festivali’ni hazırladıklarını ve etkinliği kasım ayında Buca’da gerçekleştireceklerini açıkladı.

Halkın bir araya gelmesinin Terörsüz Türkiye Projesi’ne de katkı sağlayacağını ifade eden Aydoğan, Konya lobisinin bu şekilde oluşabileceğini söyledi.

Aydoğan, “Bizim dışımızdaki insanların gönlüne girmek, onların bizi bir önder görmesi önemlidir; uzayan kol bizden olur” diyerek konuşmasını tamamladı.

Program kitap takdimiyle sona erdi

Programın sonunda Konya Aydınlar Ocağı Başkanı Dr. Mustafa Güçlü, Beyşehir Hüyük Derebucak Kültür ve Yardımlaşma Derneği Kurucu Başkanı Salih Aydemir ve Uluslararası Konyalılar Konfederasyonu Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Ulu, günün anısına Mehmet Aydoğan’a kitap ve belge takdim etti.

Aydoğan da ailesinin ve kendisinin hayatını konu alan romanı ve vakfın yayınlarını Mustafa Güçlü’ye hediye etti.

Etiketler: İzmirİzmir’deki KonyalılarKonyaKonya Aydınlar OcağıMehmet Aydoğan

Konya Haber

Konya Haber, Türk Patent ve Marka Kurumu tesciliyle www.konyahaber.tr adresi üzerinden yayın hayatını sürdürmektedir. Konya’nın tescilli Konya Haber markasını taşıyan resmi haber platformu, yaklaşık üç yıldır okuyucularına güncel içerikler sunmaktadır.

TN Medya Reklam Bilişim Limited Şirketi tarafından hayata geçirilen platform, tarafsız, hızlı ve güncel haber akışı sağlamayı amaçlamaktadır. Konya merkezli yapısıyla dikkat çeken site, yerel gelişmeleri tek çatı altında toplayarak geniş bir haber ağı sunmaktadır.

  • Konya Haber
  • Son Haberler
  • Hakkımızda
  • Reklam Verin
  • Bize Ulaşın

© 2026 Konya Haber - Yayıncı: TN.

Sonuç bulunamadı
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Konya Haber
  • Konya
  • Selçuklu
  • Karatay
  • Meram
  • Hakkımızda
  • Kurumsal
  • Reklam Verin
  • Künye
  • Bize Ulaşın

© 2026 Konya Haber - Yayıncı: TN.