İçişleri Bakanlığı tarafından desteklenen ve Gönül Dağı Kültürel Miras Sanat ve Toplum Araştırmaları Derneği tarafından yürütülen “Taştan Kalelerden Yaşayan Hanelere” projesi kapsamında gerçekleştirilen program, Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Konferans Salonu’nda yapıldı. Panel; Edebiyat Fakültesi, İlahiyat Fakültesi ve Almanya Kültür Tarih ve Entegrasyon Araştırmaları (İKG) Enstitüsü iş birliğiyle hayata geçirildi.
Panelin açılışında konuşan Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Temizel, Almanya’daki Türk toplumunun yalnızca bir göç hikayesiyle sınırlı olmadığını belirtti. Temizel, “Türk ailesi diaspora koşullarında hem dönüşen hem de direnen bir yapı sergilemiştir. Almanya’daki Türklerin hikayesi; kimliğini koruma, nesiller boyu aktarma ve dönüştürme hikayesidir” dedi.
İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yusuf Acar, Avrupa’daki Türk varlığının kültürel ve manevi boyutuna dikkat çekti. Acar, “Avrupa’daki Türkler bulundukları yerde oldukça değerli. İlk camiler, ilk ezan sesleri onların emeğiyle o coğrafyada hayat buldu. Bize düşen görev, onların bu süreçte yanında olmak ve destek vermektir” diye konuştu.
Panelin moderatörlüğünü yapan Proje Koordinatörü Prof. Dr. Necmi Uyanık, projenin aile merkezli bir yaklaşımla hazırlandığını aktardı. Uyanık, “En iyi kale ailedir anlayışıyla yola çıktık. Konuyu Türkistan’dan Balkanlara ve Avrupa’ya uzanan göç hikayelerini kültürel, sosyolojik ve teknolojik boyutlarıyla da ele almayı istiyoruz” ifadelerini kullandı.
Almanya’daki Türk toplumunun yıllar içinde kalıcı bir diaspora kimliği oluşturduğunu belirten İKG Enstitüsü Başkanı Dr. Latif Çelik de “Bugün Almanya’da milyonlarca insan Türkçe konuşuyor. Türkler yalnızca iş gücü taşımadı; kültürünü, geleneklerini ve toplumsal hafızasını da Avrupa’ya taşıdı” değerlendirmesinde bulundu.
İş insanı Melek Armutçi, Almanya’daki girişimcilik yolculuğunu anlatarak “Eğitim, azim ve aile desteği bir araya geldiğinde başarılı işler ortaya çıkıyor. Biz de sağlık alanındaki bilgi ve deneyimimizi kendi şirketlerimizle topluma fayda sağlayacak projelere dönüştürdük” şeklinde konuştu.
İş insanı Hakan İnoğlu ise göçün kuşaklar boyunca oluşturduğu değişime değindi. İnoğlu, “Birinci nesil temel attı, ikinci nesil uyum sağladı, üçüncü nesil ise artık kendi sistemini kuruyor. Gençlerin hem Türkiye’yi hem dünyayı anlayarak değer üretmesi gerekiyor” diye konuştu.
